18 Ağustos 2026, 09:54:11
Dolar 47,9124
Euro 55,5480
Altın 6.814,15
BİST 14.132,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu
İstanbul
30°C
Az Bulutlu
Çar 30°C
Per 32°C
Cum 30°C
Cts 29°C
Reklam

Deniz Mahabad’ın ilk öykü kitabı ‘Suyun Kırmızı Gölgesi’ raflarda

Röportajları ve edebiyat yazılarıyla tanınan Yazar Deniz Mahabad’ın ilk öykü kitabı “Suyun Kırmızı Gölgesi”, Doruk Yayınları’ndan çıktı. Öyküler, unutulmuş köylerden kentin karmaşasına uzanan bir yolculukla okuru içsel bir yüzleşmeye davet ediyor.

6 Ekim 2025 12:28

İSTANBUL (İGFA) – Yazar Deniz Mahabad’ın merakla beklenen ilk öykü kitabı “Suyun Kırmızı Gölgesi”, Doruk Yayınları tarafından yayımlandı.

Edebiyat yazıları ve röportajlarıyla tanınan Mahabad, öykülerinde sözcükleri adeta bir fısıltıyla okura ulaştırarak, uzak köylerin taşlı yollarından kentin kaotik sokaklarına uzanan bir yolculuk sunuyor.

Kitapta, “Boşuna mı yürüdük bunca yolu? Sevdasıyla yürümenin ne demek olduğunu bilmiyor mu kimse? Ne büyük bir hastalık yaşama çabası. Ölümün her defasında kendini yenilediği mekândır o gövde. Yeryüzü geçmiyor. İçine yerleşiyor teninin. Ancak gerçek olanın yalnızlığını sırtlanır insan. Kıştır. Köydür. Kerpiçtir. Taştır. Kenttir” sözleriyle Mahabad, insanın kırılganlığını, direncini ve hayatın ağırlığını işliyor.

Her öykü, bireysel acıların ve toplumsal hafızanın kesişiminde okuru derin bir yüzleşmeye çağırıyor.

“Suyun Kırmızı Gölgesi”, edebi diliyle ve dokunaklı anlatımıyla okurlara hem içsel bir deneyim hem de toplumsal bir sorgulama vadediyor.