Dolar 44,7482
Euro 52,8199
Altın 6.920,10
BİST 14.239,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Az Bulutlu
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Per 16°C
Cum 14°C
Cts 16°C
Paz 17°C
Reklam

Bilim insanlarından döllenmeye dair yeni açıklama

Uzmanlara göre döllenme süreci, “en hızlı spermin kazanması” şeklinde değil, yumurtanın biyokimyasal uyum gösterdiği spermi seçmesiyle gerçekleşiyor.

Bilim insanlarından döllenmeye dair yeni açıklama
14 Nisan 2026 12:51

İSTANBUL (İGFA) – Tüp bebek uzmanı Op. Dr. Betül Kalay, döllenme sürecine ilişkin yaygın bilinen “spermlerin yumurtaya doğru yarıştığı ve en hızlı olanın döllendiği” anlatısının bilimsel olarak eksik olduğunu belirtti. Kalay, Stockholm Üniversitesi ve Manchester Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara atıfta bulunarak, yumurtanın pasif bir yapı olmadığını, aksine seçici bir rol üstlendiğini ifade etti.

Açıklamaya göre yumurtalar, “kemoatraktan” adı verilen kimyasal sinyaller salgılayarak genetik açıdan daha uyumlu spermleri yönlendiriyor. Bu durumun, döllenmenin yalnızca hızla değil biyokimyasal uyumla gerçekleşen bir seçim süreci olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Kalay, yumurtaların farklı spermler arasında seçim yapabildiğini ve uygun spermin yumurtaya ulaştığı anda diğer spermlerin girişini engelleyen bir mekanizmanın devreye girdiğini aktardı.

Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu sürecin “gizli dişi seçimi” mekanizmasıyla yürüdüğü ve insan döllenmesinin yalnızca bir yarış değil, karmaşık bir biyolojik uyum süreci olduğu vurgulandı.