Türkiye Rusya uçuşlarını durdurarak Avrupa ile Asya arasındaki konumunu güçlendirebilir
İstanbul Havalimanı, 2027 ve 2028 yıllarında doğrudan bağlantı bakımından Avrupa’nın lider havalimanı olarak gösterildi. Havalimanı 116 hava yolu şirketiyle 330’dan fazla noktaya bağlantı sağlıyor ve bunların 309’una direkt uçuş düzenleniyor. Bu ağ, Türkiye’ye Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasındaki yolcu trafiğini kendi üzerinden yönlendirme fırsatı sunuyor. İşte konuyla ilgili detaylar..
Avrupa ile Rusya arasındaki doğrudan hava ulaşımı son yıllarda büyük ölçüde ortadan kalktı. Avrupa Birliği, Rusya’ya ait, Rusya’da kayıtlı veya Rusya tarafından kontrol edilen uçaklara hava sahasını kapalı tutuyor. Avrupa’daki hava yolu şirketlerinin önemli bölümü de Rus şehirlerine doğrudan sefer düzenlemiyor. Ayrıca 22 Rus hava yolu şirketi, tespit edilen ciddi güvenlik sorunları nedeniyle Avrupa Birliği Hava Emniyeti Listesi’nde bulunuyor.
Bu tablo, Avrupa’dan Asya’ya seyahat eden milyonlarca yolcunun alternatif aktarma merkezlerine yönelmesine neden oluyor. Coğrafi konumu, gelişmiş havalimanı altyapısı ve geniş uçuş ağı sayesinde bu dönüşümden en fazla fayda sağlayabilecek ülkelerin başında Türkiye geliyor.
İstanbul Havalimanı, 2027 ve 2028 yıllarında doğrudan bağlantı bakımından Avrupa’nın lider havalimanı olarak gösterildi. Havalimanı 116 hava yolu şirketiyle 330’dan fazla noktaya bağlantı sağlıyor ve bunların 309’una direkt uçuş düzenleniyor. Bu ağ, Türkiye’ye Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasındaki yolcu trafiğini kendi üzerinden yönlendirme fırsatı sunuyor.
Ancak Türkiye bu avantajını hâlâ Rusya bağlantılı uçuşlarla birlikte yürütmeye çalışıyor. Burada giderek büyüyen bir güvenlik sorunu bulunuyor. Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı EASA, Rusya hava sahasının 60’ıncı doğu boylamının batısında kalan bölümüne ilişkin uyarısını 31 Ocak 2027’ye kadar uzattı.
Temel risk yalnızca drone saldırıları değil. Rus hava savunma sistemlerinin saldırılara karşı devreye sokulması, sivil uçakların yanlış tanımlanması, askeri ve sivil birimler arasındaki koordinasyon eksiklikleri ve uydu navigasyon sistemlerinin karıştırılması da yolcu uçakları açısından tehlike oluşturuyor.
EASA ayrıca bazı drone saldırıları ve hava savunma faaliyetleri sırasında ilgili hava sahalarının zamanında kapatılmadığını belirtiyor. Bu nedenle hava yolu şirketlerinin yalnızca Rus makamlarından gelen bilgilere güvenerek riski tamamen ortadan kaldırması mümkün görünmüyor.
Türkiye açısından asıl soru şu olmalı: Riskli Rusya seferlerini sürdürmek mi, yoksa uçak ve havalimanı kapasitesini Avrupa ile Asya arasındaki daha güvenli ve daha büyük transit pazara yönlendirmek mi?
Rusya uçuşlarının durdurulması ilk aşamada bazı şirketlerin gelir kaybetmesine neden olabilir. Ancak boşalan uçaklar ve uçuş saatleri Orta Asya, Kafkasya, Güneydoğu Asya, Körfez ülkeleri ve Avrupa kentleri arasındaki bağlantıları artırmak için kullanılabilir. Böylece İstanbul yalnızca Rusya’ya açılan alternatif bir kapı olmaktan çıkarak, Avrupa ile Asya arasındaki temel küresel aktarma merkezi haline gelebilir.
