Dolar 43,4986
Euro 51,3276
Altın 6.855,15
BİST 13.825,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 6°C
Az Bulutlu
İstanbul
6°C
Az Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 14°C
Cts 13°C
Reklam

Dünya Hijyen Günü’nden uzmanından mesaj: İhmale gelirse enfeksiyon kaçınılmaz

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükran Köse, 16 Ocak Dünya Hijyen Günü’nde hijyen kurallarının solunum yolu enfeksiyonlarını önlemedeki rolüne dikkat çekti. Hijyen alışkanlıkları, basit önlemlerle enfeksiyon riskini azaltabiliyor. Özellikle risk grupları daha dikkatli olmalı. Maskelerin ve el yıkamanın doğru kullanımı önem taşıyor. Ayrıca kapalı alanların sık havalandırılması gerektiği vurgulandı.

Dünya Hijyen Günü’nden uzmanından mesaj: İhmale gelirse enfeksiyon kaçınılmaz
16 Ocak 2026 14:36

İZMİR (İGFA) – Solunum yolu enfeksiyonlarının dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükran Köse, basit ancak etkili hijyen önlemleriyle bu hastalıkların önemli ölçüde engellenebileceğini vurguladı.

Hijyen kurallarının ihmal edilmesinin; nezle, soğuk algınlığı, grip, farenjit, larenjit, sinüzit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi birçok solunum yolu enfeksiyonuna zemin hazırladığını belirten Köse, günlük yaşamda temizlik alışkanlıklarının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Solunum sağlığının korunması için kişisel hijyen kurallarının düzenli olarak uygulanması gerektiğini vurgulayan Köse; haftada en az iki-üç kez banyo yapılmasının, giysi ve çamaşırların sık değiştirilmesinin, el ve ayak tırnaklarının düzenli olarak kesilmesinin önemine işaret etti. Yemeklerden önce ve sonra, tuvalet kullanımının ardından ellerin mutlaka su ve sabunla yıkanıp kurulanması gerektiğini belirten Köse; ağız ve diş sağlığına özen gösterilmesinin, koltuk altı ve ayak hijyeninin sağlanmasının ve yaşanılan ortamın temiz tutulmasının enfeksiyon riskini azalttığını ifade etti.

RİSK GRUPLARI DAHA DİKKATLİ OLMALI

Bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum yolu hastalığı bulunan kişilerin enfeksiyonları daha ağır geçirebildiğine dikkat çeken Köse, bu grupların ve birlikte yaşadıkları kişilerin hijyen kurallarına çok daha fazla özen göstermesi gerektiğini vurguladı.

Maske kullanımı konusunda toplumda sık yapılan yanlışlara da değinen Köse, maskelerin genellikle tek kullanımlık olduğunu, nemlenen ya da ıslanan maskelerin yeniden kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Maskelerin ön yüzeyine dokunulmaması gerektiğini vurgulayan Köse, “Maskeler genelde tek kullanımlık olduğu için bunlardan belirli bir süre faydalanmak gerekir. Mesela yaz mevsiminde bir kişi maskeyi kısa süre kullanmış ama o dönem terlemiş olabilir. Maske ıslanmıştır ve artık onu bir daha kullanmamak gerekir. Maskeleri kullanırken yüzeyine kesinlikle dokunmamak lazım. Çünkü yüzey kısmında çeşitli mikroorganizmalar olabilir, ön yüzünde göz iltihabına neden olabilecek farklı virüsler bulunabilir. Maskenin yüzeyine dokunduğumuzda aynı anda gözümüzü kaşırsak mikroorganizmayı kendi elimizle gözümüze ekmiş oluruz. Klasik cerrahi maskeler, yıkanıp kullanılabilir değildir. Bu nedenle uygun şekilde imha etmek gerekir. Diğer bez maskeler ise böyle bir durumda yıkanıp kurutulduktan sonra tekrar kullanılabilir. Aynı maskenin birden fazla kullanılması gözyaşı yolu iltihabı dışında, ciltte tahriş ve kaşıntıların ortaya çıkmasına da neden olabilir. Yine sık yapılan hatalardan biri maskeyi kullandıktan sonra katlanarak ceplere konmasıdır. Maskenin ön kısmına dokunmamız halinde elimizi su, sabun ya da dezenfektanla temizlemeliyiz” şeklinde konuştu.

El yıkama sırasında yapılan hataların da enfeksiyon riskini artırdığını ifade eden Köse, “El yıkama süresinin kısa tutulması, yalnızca parmak uçlarının yıkanması, tırnak araları ve başparmakların ihmal edilmesi en sık karşılaşılan yanlışlar arasında yer alıyor,” dedi.

Ortam havalandırmasının solunum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Köse, “Kapalı alanların günde üç-dört kez, 20–30 dakika süreyle havalandırılması gerekiyor. Ev içinde sigara içilmesinin hava kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü unutmamak gerekiyor. Evdeki hava kalitesini arttırmak için ev içinde bitki bakılması uygundur,” ifadelerini kullandı.

HİJYEN KÜLTÜRÜ KÜÇÜK YAŞTA KAZANDIRILMALI

16 Ocak Dünya Hijyen Günü’nün, hijyenin sağlık üzerindeki etkilerini hatırlatmak açısından önemli bir farkındalık günü olduğuna dikkat çeken Köse, kirli ve hijyenik olmayan ortamların mikroorganizmalar için uygun bir üreme alanı oluşturduğunu belirtti. El yıkamamanın, gıda hijyenine dikkat etmemenin ve sağlıksız ortamlarda yaşamanın hastalık riskini artırdığını vurgulayan Köse, el yıkama alışkanlığının çocuk yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğinin altını çizdi.