KTO'dan faiz kararı yorumu
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Merkez Bankası'nın faiz indirimini değerlendirdi. Gülsoy, indirimlerin devam etmesinin önemine dikkat çekerek, iş dünyasının finansman maliyetleri üzerindeki etkilerini vurguladı.
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Merkez Bankası'nın faiz indirimini değerlendirdi. Gülsoy, indirimlerin devam etmesinin önemine dikkat çekerek, iş dünyasının finansman maliyetleri üzerindeki etkilerini vurguladı.

Merkez Bankası'nın Ekim ayı toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürmesi, Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy tarafından değerlendirildi. Gülsoy, faiz indirimlerinin büyüklüğünden ziyade istikrarlı bir şekilde devam etmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Gülsoy, "Gerekirse 50 baz puan (yüzde 0,5), hatta piyasa dinamiklerine göre 25 baz puan (yüzde 0,25) dahi olsa, sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarında faiz indiriminin pas geçilmemesi gerektiğini ve indirim trendinin sürdürülmesi beklediğimizi" belirtti.
Başkan Gülsoy, iş dünyasının talep ve beklentilerini içeren açıklamasında, Merkez Bankası'nın politika faizini Ocak 2026'dan bu yana yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasının, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle üretim ve istihdam sağlayan iş dünyasını ciddi şekilde zorladığını vurguladı. Gülsoy, "Bugünkü 100 baz puanlık indirim adımı, piyasaların nefes alması için olumlu bir başlangıçtır. Ancak bu tek seferlik bir hamle olarak kalmamalı, ekonomide öngörülebilirliği artırmak adına kesintisiz bir indirim sürecine dönüştürülmelidir," dedi.
Gülsoy, ekonomi literatüründe sadece talep yönlü sıkılaşmaya odaklanmanın, üretimi cezalandıran ve stagflasyon riskini tetikleyen bir unsura dönüşebileceğini belirtti. Uzun süre yüksek kalan finansman maliyetlerinin, işletmelerin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını ve bu durumun 'maliyet enflasyonu' yoluyla fiyatlar genel düzeyine yansıdığını ifade etti. "Yani faizlerin düşmemesi, bir noktadan sonra enflasyonu besleyen arz yönlü ve yapışkan bir yapı oluşturmaktadır. Enflasyonla kalıcı mücadelenin yolu, üretimi durdurmak değil; üretim maliyetlerini düşürerek arzı güçlendirmektir," dedi.
Gülsoy, iş dünyası olarak beklentilerinin bu indirim hamlesinin tek seferlik bir düzeltme olmaması gerektiğini vurguladı. Piyasaların önünü görebilmesi ve doğru projeksiyonlar yapabilmesi için faiz indirim döngüsünün kesintisiz ve öngörülebilir bir patikaya oturmasının şart olduğunu belirtti. "Makroekonomik dengeler gözetilerek, önümüzdeki PPK toplantılarında 50 baz puan, hatta gerekirse 25 baz puan gibi küçük ölçekli adımlarla da olsa indirim trendi kararlılıkla sürdürülmeli, süreç pas geçilmemelidir. İndirimlerin büyüklüğünden ziyade bu trendin istikrarı, piyasadaki olumlu beklentileri ve yatırım iştahını diri tutacaktır," dedi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun yıl içerisinde 8 kez toplantı yerine her ay toplanarak temsili de olsa faiz indirimlerine devam etmesinin piyasalar için moral olacağını da sözlerine ekledi.
BU HABERE DE BAKGıda güvenliğinde dijital dönüşüm... Yeni fırsatlar, yeni riskler



