Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
BİST 10.643,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Az Bulutlu
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Pts 22°C
Sal 24°C
Çar 23°C
Per 23°C

Yeni müfredat, Bakan Tekin’in katılımıyla TOBB Eğitim Meclisi’nde masaya yatırıldı

Yeni müfredat, Bakan Tekin’in katılımıyla TOBB Eğitim Meclisi’nde masaya yatırıldı
REKLAM ALANI
8 Mayıs 2024 20:22
110

Eğitim sektörünün gündemdeki konular, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Eğitim Meclisi toplantısında tartışıldı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ‘ne ilişkin detaylı bilgilendirmenin yapıldığı toplantıda TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Öztürk, beceri temelli yeni müfredatın ülke için önemli bir değişim vasıtası olacağına inandıklarını söylerken, Bakan Tekin de yeni modeli nasıl ve hangi gerekçelerle temellendirdikleri hakkında bilgi verdi.​

ARA REKLAM ALANI

TOBB Türkiye Eğitim Meclisi toplantısı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Öztürk, Eğitim Meclisi Başkanı Yusuf Ekinci ve sektörün paydaşları olan meclis üyelerinin katılımı ile Ankara’da, TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi.

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Öztürk toplantının açılışında yaptığı konuşmada, ülkelerin gelişmişlik seviyesini belirleyen temel unsurun, eğitimin kalitesi olduğuna işaret ederek, “Eğitimin kalitesini belirleyen faktörler de esasında öğretmen ve müfredattır. Eğitim programlarının müfredatını, okul ve kurumlarımızın işletim sistemi olarak düşünebiliriz. Bu anlamda müfredatımız, yeni nesillerin becerilerini şekillendiren ve güncel gelişmeler doğrultusunda onların hayata hazırlanmalarını sağlayan çok önemli bir enstrümandır” dedi.

“Müfredat, kaliteli insan kaynağı yetişmesine yardımcı olmalı”

Okullarda uygulanan müfredatın farklı alanlarda faaliyet gösteren sektörlerin ihtiyaç duydukları kalifiye insanların yetiştirilmesinde önemli bir etkisi bulunduğuna işaret eden Öztürk şunları söyledi:

“Eğitim ve öğretimin birlikte ele alınacağı, 21’nci yüzyılın ihtiyaç ve beklentilerini önceleyen, dijital ve beceri odaklı yaklaşımlara ihtiyacımız var. Bu anlamda Sayın Bakanımız ve değerli ekibinin Türkiye Eğitim Meclisi üyelerini burada aydınlatacak olması bizim için büyük bir memnuniyet vesilesi, aynı zamanda eğitim sektörüne yıllarını vermiş ve aramızda bulunan eğitim camiasının çok kıymetli temsilcileri için bir fırsattır. Eğitim, toplumların geleceğini belirleyen en önemli alandır. Bu nedenle, eğitimde sürekli olarak iyileştirmeye ve yeniliklere açık olmalıyız. Merkeziyetçi bir eğitim sistemine sahip ülkemizde, önemi her geçen gün artan özel öğretim kurumlarının görev ve sorumluklarını yerine getirebilmesi için yapılan değişiklikleri yakından takip etmesi ve uyum sağlaması önemlidir. Gelecekteki eğitim sistemi, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişimlerini destekleyen bir yapı olmalıdır.”

“Öğrencilerin merakını tetikleyen enstrümanları sunmalıyız”

Eğitimde sadece akademik başarıya odaklanmak yerine, öğrencilerin bireysel ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine olanak tanıyan bir ortam yaratmak gerektiğine değinen Selçuk Öztürk, öğrencilerin merakını tetikleyecek enstrümanları sunmak ve eleştirel düşünen, sorgulayan, problem çözen öğrenci yetiştirmeye odaklanmak gerektiğinin altını çizdi. Öztürk, “Girişimcilik ruhunu beslemeli, hayal kuran, hedef koyan öğrencilerimizi cesaretlendirmeliyiz” diye konuştu.

Bakan Tekin: “Bir Değişiklik Yapmamız Gerektiği Çok Açık”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de konuşmasında, dünyadaki müfredat örneklerinin, bilginin edinilmesinden ziyade, edinilen bilginin beceriye dönüştürülebilme kapasiteleri üzerinden kurgulandığına dikkati çekerek, “Bizim burada bir değişiklik yapmamız gerektiği çok açık” ifadesini kullandı.

Bakan Tekin, konuya ilişkin şu görüşleri paylaştı:

“Uluslararası metinler, Türkiye’deki eğitim-öğretim süreci beceri odaklı olmadığı için başarı göstergelerimizin arzu ettiğimiz düzeyde hızla artmadığını raporluyor. Bu metinlerde ayrıca bizim programlarımızın uluslararası derecelendirme kapsamındaki ülkelerle kıyaslandığında programımızın çok ağır olduğuna yönelik bir eleştiri var. Bunu da haklı görüyorum. Bilgiye erişmenin zor olduğu dönemlerde çocuklarımıza bütün bilgilerin okulda verilmesi gerektiği dönemlerin artık geride kaldığını fark etmemiz gerekiyor. Dünya örnekleri bunu fark etmiş ve müfredatı bilgiyi edinmekten ziyade, edindikleri bilgiyi beceriye dönüştürebilme kapasiteleri üzerinden kurgulamış. Bizim de burada bir değişiklik yapmamız gerektiği çok açık. Kısmi olarak son yıllardaki PISA-TIMSS skorlarında yukarıya doğru çıkan ivmenin başlangıç noktası da buralar oldu. 2018 mart ayında uygulanan PISA’da sınav öncesinde en az iki yıl boyunca bu konuyla ilgili çalışmalar yaptık. Dolayısıyla şu anda müfredatla ilgili çalışmalarımızın da ana odak noktası burası.”

“Çocuklarımız bizi millet yapan değerlerimizi içselleştirsin istiyoruz”

Bakan Tekin, yeni müfredatların ruhuna egemen olan “değer ve değerler eğitimi” konusunda, “Bu konuyu da önemsiyoruz. Yani çocuklarımız, uluslararası becerilerle beraber bizi biz yapan, bizi millet yapan değerlerimizi içselleştirsin istiyoruz.” diye konuştu.

Maarif Kongresi 1921’de toplandığında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “…evsafı fıtriyemizle hiç de münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, şarktan ve garptan gelebilen bilcümle tesirlerden tamamen uzak, seciye-i milliye ve tarihiyemizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü dehayı milliyemizin inkişaf-ı tamı ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir.” ifadelerini hatırlatan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Programlarımızda yaptığımız üçüncü değişikliğin çıkış noktası da burası. Millet olarak kendi fıtratımızla, kendi değerlerimizle uyumlu bir nesil yetiştirmek için neler yapabiliriz, neler yapmalıyız sorusunun cevabını da programlara hazırlama sürecinde verdik. Bu süreci yaklaşık 10 yıl kadar öncesine götürmek gerekir. O yıllarda bunları tartıştık, bunlarla ilgili adımlar attık. 2023 yılı haziran ayında göreve başladıktan sonra, bu konuda hazırlığı olan her kim varsa, bakanlıktaki hazırlıklara destek olmak isteyen her kim varsa bizimle beraber çalışmaya davet ettim. Programımızı açıklayacağız, katkı vermek isteyenleri bekliyoruz dedik, tarihler verdik ve bunu kendimizi yıpratma pahasına yineledik.”

“Kademeli bir geçiş öngörüyoruz”

Yusuf Tekin, yeni müfredatla ilgili hazırlıklara katkı sağlamak isteyenlere teşekkür etti.

Yeni müfredatın 26 Nisan’da başlayan askı sürecini bir hafta daha uzattıklarını anımsatan Tekin, şunları kaydetti:

“Cuma itibarıyla süreci tamamlayıp, eğitim-öğretim daireleri ile Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, gelen öneriler doğrultusunda çalışmalarını yapacak ve daha sonra onaylayıp yürürlüğe koyacağız. Kademeli bir geçiş öngörüyoruz. Her eğitim-öğretim kademesinin başlangıç sınıflarını yeni müfredatın uygulanmaya başlanacağı sınıflar olarak belirledik. Ara sınıflarla ilgili olarak eski süreç, eski müfredat eski materyaller aynen devam edecek. Onlarla ilgili bir kararımız ve tasarrufumuz yok.”

TOBB Türkiye Eğitim Meclisi Başkanı Yusuf Ekinci de yeni müfredat taslağına ilişkin “Yeni programın, mevcut programların seyreltilmesi hedefiyle oluşturulması, daha derin öğrenme bakımından son derece önemlidir. Ayrıca şimdiye kadarki müfredatlarda rastlanmayan ‘destekleme’ ve ‘zenginleştirme’ bölümleri kamuoyunca olumlu karşılanmış ve müfredatların beğenilen unsurlarından olmuştur.” ifadesini kullandı.

PISA araştırmalarının, Türkçe’nin öğretilemediğine işaret ettiğini aktaran Ekinci, “Yeni müfredatta tartışılan, matematikten integralin çıkarılması gibi konular teferruattır. Esas üzerinde durulması gereken konu, Türkçe öğretimidir. Türkçe eğitimi, diğer tüm faaliyetler için temel oluşturur.” diye konuştu.

Bu konuların yıllardır bilindiği halde çözülemediğini vurgulayan Ekinci, “Bu sebeple sorunların bilindik yöntemlerle çözülmesi beklenmemelidir, yeni yol ve yöntemler bulunmasına ihtiyaç vardır. Bakanlığın öğretmen eğitimi için bir akademi kurması önemli olmakla birlikte yeterli değildir. Eğitim fakültelerinin de bu müfredata göre düzenlenmesine ihtiyaç vardır.” düşüncesini dile getirdi.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.